Mirasın Reddedilmesi Ölenin Hak Sahiplerine Aylık Bağlanmasına Engel Olur Mu?
Ölen sigortalının terekesinin / mirasının borca batık olması durumunda veya başka sebeplerle mirasçılar tarafından mirasın reddedildiği de görülebilmektedir. Bu duruma ilişkin olarak akla gelen sorulardan biri şudur: Ölen sigortalının hak sahibi olan kişi, hem mirası reddedip hem de ölen sigortalıdan dolayı aylık alabilir mi?
Sigortalının ölümü sebebiyle hak sahiplerine bağlanacak olan aylık, terekeye dahil değildir. Bu sebeple Sosyal Güvenlik Kurumundan söz konusu aylığın alınması, mirasın reddedilmesine engel teşkil etmemektedir. Yargıtay tarafından verilen kararda da (ilgili karar aşağıdadır) murisin (vefat edenin) hak sahiplerine herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan bağlanan aylığın terekeye dahil olmadığı belirtilmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/903 E., 2021/2444 K. sayılı kararı
KARAR
Dava, mirası hükmen
reddin tespiti isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili,
13.06.2019 tarihinde ölen miras bırakan ...’nin terekesinin borca
batık olduğunu belirterek mirası reddin tespitini
istemiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini
savunmuştur.
Mahkemece, murisin ölümünden sonra davacıların
ölüm aylığı alarak terekeyi benimsedikleri gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin
16. Hukuk Dairesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun
kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve
davanın kabulüne, miras bırakanlar ...’nin terekesinin borca
batık olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmü,
davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun
605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi davasında,
ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli
veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK.
605/2 madde). Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp,
mirasçıların iyi niyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir
önemi bulunmamaktadır. Miras bırakanın ödemeden aczi ölüm
tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, miras bırakanın
tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin
pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması;
terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık
olduğunu gösterir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Ancak, tereke borca batık olmasına
rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesinde açıklandığı
şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen
veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez.
5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89/10. maddesinde, Sosyal
Güvenlik Kurumunca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli
ikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa
müstahak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin
ikramiyelerinin kanuni mirasçılarına ödeneceği düzenlenmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk
Dairesinin 2015/17979 Esas, 2016/7416 Karar ve 22.09.2016 tarihli
kararında, miras bırakanın ölümü nedeniyle davacılara ödenen
ikramiyenin, hak sahiplerinin sıfatından doğan haklardan olduğu
ve terekeye dahil olmadığı, emekli ikramiyesini almanın terekenin
sahiplenilmesi anlamına gelemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk
Dairesinin 2019/2083 Esas, 2020/6248 Karar ve 15.10.2020 tarihli
kararında, emekli ikramiyesinin tamamının dul ve yetim aylığına
hak kazanan kişilere ödeneceği Sosyal Güvenlik Yasasında hüküm
altına alındığından, terekeye dahil edilmeyip hak sahiplerine
ait olacağı belirtilmiştir.
...
Ölenin hak sahibi eş ve çocuklarına Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan aylık terekeye dahil değildir, aylığın alınması terekenin benimsenmesi niteliğinde kabul edilemez.
...
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
28.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar
Yorum Gönder