İŞÇİNİN HAKSIZ YERE İŞTEN ÇIKARILMASI

 




İşçi ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesi, işveren tarafından feshedilebileceği gibi işçi tarafından da feshedilebilir. Fakat her iki durumda da feshin hukuken haklı bir sebebe dayanması gerekir. Aksi halde haksız fesih yapan taraf, bunun hukuki sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır.



İşçinin Savunması Alınmadan İşten Çıkarılabilir Mi?


İş sözleşmesinin feshi, usulü, fesih bildirimine itiraz, geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları, 4857 sayılı İş Kanununda düzenlenmektedir. Buna göre, işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 4857 sayılı İş Kanununun 25’inci maddesinin (II) numaralı bendi (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri) şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.



İşten Çıkarmaya İtiraz Edilebilir Mi?


İşten çıkarılan işçi, söz konusu fesih bildirimine itiraz edebilir. İtiraz ve usulü, 4857 sayılı İş Kanununun 20’nci maddesinde düzenlenmektedir.


Buna göre, iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir.


Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.


Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.



Haksız Yere İşten Çıkarmanın Sonuçları Nelerdir?


Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları, 4857 sayılı İş Kanununun 21’inci maddesinde açıkça belirtilmektedir. Buna göre, işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.


Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.


İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki hükümlere göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.


İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.


Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;

a) İşe başlatma tarihini,

b) 4857 sayılı İş Kanununun 21’inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,

c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda 4857 sayılı İş Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen tazminatın parasal miktarını,

belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.


4857 sayılı İş Kanununun 21’inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.


Sonuç olarak haksız yere işten çıkarılan işçi, mahkemece veya özel hakem tarafından feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren tarafından işe başlatılmak zorundadır. Aksi halde işveren işçiye tazminat ödemek zorundadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKI

KIDEM TAZMİNATI

FAZLA ÇALIŞMA